Gece yarısını çoktan geçmişti. Kont Marius'un "Arıların
Yenilgisi'nin yıl dönümü" şerefine verdiği ziyafet sona ermiş,
Averburg'un koridorları devrilmiş kadehler ve yarım kalmış
şarkılarla dolmuştu. Kütüphane merdivenlerine dökülen
Grenzstadter beyaz şarabı ise kimsenin dikkatini çekmeden
kurumayı bekliyordu.
Ancak o gece uyku, General Ludwig Schwarzhelm'in yanına
uğramamıştı. Ziyafette tek lokma yemeyip kemerindeki kuru etle
yetinen General, birkaç kitap karıştırmanın zihnini
sakinleştireceğine karar verdi. Söylentiye göre aradığı kitap,
Averland'ın eski vergi kayıtlarıyla ilgiliydi; bu nedenle
uykusunun neden kaçtığı hâlâ tartışma konusudur.
Dönüş yolunda karanlık merdivenlerin ilk birkaç basamağını
dikkatle indi, üçüncü basamakta durdu ve parlayan lekeyi fark
ederek kendi kendine "Buraya sabah kum döktürmek gerek." dedi.
Dördüncü basamak ise bu fikre katılmadı.
Generalin ayağı bir anda kaydı. İmparator'un Şampiyonu önce
dengesini kurtarmaya çalıştı, ardından duvara tutunmayı denedi
ve nihayetinde birkaç basamağı İmparatorluk'ta bugüne kadar
görülmemiş bir yöntemle inmeyi başardı. Gürültüyü duyan
nöbetçiler onu merdivenlerin dibinde, omzunu tutarken —
ve tanıklara göre yine de hiç gülümsemeden — buldu.
Yapılan ilk kontrolde omzunun incindiği, fakat durumunun ciddi
olmadığı anlaşıldı. Kont Marius, olayı öğrenince atı Daisy'ye
danıştığını ve atın "basamakları idama mahkûm etmeyi" önerdiğini
duyurdu. General Sir Leopold Leitdorf ise daha makul bir
kararla merdivenlere ek meşale konulmasını emretti.
Fakat nöbetçiler arasında gecenin asıl dersi çoktan başka
türlü kayıtlara geçmişti:
"Averburg'da kitap okumak, Kara Ateş Geçidi'nde nöbet
tutmaktan daha tehlikelidir."